20 Mart 2013 Çarşamba

Kadın istihdamında patlama


Cuma günü yayınlanan Aralık dönemi işgücü piyasası istatistikleri işsizlikte dikkat çekici artış gerçekleştiğini ortaya koydu. Doğal olarak medya bu sonucu öne çıkardı. Aslında bu sürpriz bir gelişme sayılmaz. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir süredir artış eğiliminde. Oran geçen Haziran döneminde yüzde 8.9 ile dip noktasını görmüştü. TÜİK’in tahminlerine göre işsizlik oranı ılımlı ama ısrarlı artışlar sonucunda Aralık döneminde yüzde 9,6’ya yükseldi.

Kadın istihdamı hizmetlerde hızla artıyor
            Kime sorsanız büyümede yaşanan sert düşüşün işsizliği artırıcı etki yapacağını söyler. Düşük büyüme düşük istihdam artışı demektir. Türkiye gibi işgücünün sürekli arttığı bir ülkede, düşük istihdam artışının işsizlikte artışa neden olması doğaldır. Ama burası Türkiye. Her zaman şaşırtıcı gelişmelere hazırlıklı olmak gerekiyor. İşsizlikteki  artışın ardında iki şaşırtıcı gelişme söz konusu: Birincisi, düşen büyümeye rağmen istihdamın hızla artmaya devam etmesi. Dolayısıyla işsizlikte artış, istihdam yetersiz kaldığından değil, işgücü artışının istihdam artışından daha hızlı seyretmesinden kaynaklandı.  İkincisi şaşırtıcı gelişme ise, kadınların daha önce hiç gözlemlenmediği ölçüde çalışma yaşamına katılarak kadın istihdamını artırmaları.

* * *
            Bu iki şaşırtıcı gelişmeyi rakamlarla özetleyelim. Büyümede sert düşüşün ortaya çıktığı 2012’nin ikinci yarısında işgücü yüzde 3,2 oranında arttı. İstihdam artışı ise yüzde 2,5 oldu. Altı aylık artış oranını yıllık artışa çevirirsek yüzde 5 eder. Oysa 2012’nin ikinci yarısında yıllık büyüme oranının yüzde 3’ün altında kalacağı kesin görünüyor. Düşük büyümenin istihdama gecikme ile yansıması doğal ama firmaların çalışan sayılarını üretim düzeylerine uyarlamaları için bir kaç aydan fazla bekleyeceklerini sanmıyorum. Bu artışta kamunun önemli paya sahip olduğunu tahmin ediyorum. Kuşkusuz başka etkenler de rol oynamış olabilir. Araştırmak gerekiyor.


            İstihdamda beklenmedik artışın çarpıcı yönü, kadınların bu artışta büyük rol oynaması. TÜİK’in yıllık rakamları durumu özetliyor. Aralık 2011’den Aralık 2012’ye istihdam 1 milyon 88 bin kişi arttı. Bu artışın yarısı, tam olarak 539 bini kadın istihdamındaki artıştan kaynaklandı. Tarımda kadın istihdam artışı 48 binden ibaret. Artışın yüzde 90’ı tarım dışı sektörlerde, özelikle de hizmetlerde gerçekleşti. Artışın yüzde 70’i de ücretli istihdamdan oluşuyor. Kadın istihdam artışında yüksek öğrenim mezunlarının ağırlığı dikkat çekici. Bu grupta işgücüne katılım oranı (çalışanların ve iş arayanların kadın çalışabilir nüfusuna oranı) bir yıl içinde yüzde 70,4’den yüzde 74’e yükseldi. Daha önce görülmemiş bu sıçrama başlı başına manşetlik bir haber. Bu arada kadın işsizlik oranının da yüzde 12,2’den 15,9’a çıkarak kayda değer bir artış kaydettiği not edilmeli.
* * *
            Kadın işgücünde ve istihdamında ortaya çıkan hızlanmayı  bir süredir Betam’da izliyorduk.  Cuma günü yayınlanan İşgücü Piyasası Görünüm notuna bir kutu ekleyerek, tabir caizse, kadınları mercek altına aldık. Aşağıdaki iki grafik çalışan kadın cephesindeki gelişmeleri az da olsa aydınlatıyor. 2011 yılından itibaren mevsim etkisinden arındırılmış tarım dışı kadın istihdamında artış hızlanıyor ve belirgin biçimde işgücü artışının üzerine çıkıyor. Doğal olarak tarım dışı kadın işsizlik oranı da hızla düşüyor (işsizlik grafiği için betam notuna bakılabilir). Buna karşılık son dönemde kadın işgücünde de hızlanma dikkat çekiyor. Bu çarpıcı gelişmenin bir diğer yönü de eğitim düzeyleri itibarıyla eğilimlerin farklılaşması. Yukarıda belirttiğim gibi en yüksek istihdam artışı yüksek öğrenim gören kadınlarda. Hemen ardından ilk öğretim ve daha düşük eğitime sahip kadınlar geliyor. Bu iki grupta temayüz eden çalışma şevkinin farklı motivasyonlardan kaynaklandığını tahmin ediyorum. Lise mezunları arısında ise çalışma şevkinde belirgin bir canlanma yok.       



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder